Fantastik

09 Temmuz 2009 Perşembe @ Perşembe, Temmuz 09, 2009
b1r gün benimde arka bahçemi kazdıklarında; çok fazla ceset çıkacak ve garip b1r yetkili çıkıp açıklama yapıcak;
her b1ri ba$ka müzik aletiyle öldürülmü$, fantastik!!!

istediğin herneyse.. arkasında koşmak yerine... önünde onu korumayı hedefleyen bişey

07 Temmuz 2009 Salı @ Salı, Temmuz 07, 2009
öncesinde suyun üstünde uçuyodum yavaşça parmak uçlarımla değmeye başladım daha sonra birazcık daha aşağı kayarak suda yürümeye başladım ve her bi adımım için ayağımı kaldırışta damla sesleri melodiye eşlik etti şimdiyse koşuyorum suyun üstünde patır patır (:



Masal Perisi 2.0

@ Salı, Temmuz 07, 2009

Gökkuşağına asılı bir salıcakta hızlıca sallanırken aşağıya atlama isteği duyar gibiydim. Ayaklarımla bulutlara değip, düşmemiş yağmur taneleri üzerinde parmak uçlarımda gezinmekti tek dileğim. Aykırı olacağım tek şey yer çekimi olsaydı keşke.. Kanat istemezdim o zaman. Üşüdüğümde güneşe yaklaşıp, üzüldüğümde kararmış gecelere saklanırdım. Balları kovanlardan çalıp, çatlayan dudaklarıma çalardım.. Denizin üstünde yürür, yunus balıklarıyla yarışırdım. İnsanların kafasında oluşan baloncukların içindeki düşlere bakardım usulca.. Mutlu olacaklarsa sihirli bir değnek isterdim kendime, kendime değil aslında sadece, peri masalına benzer bi hikayede olmalıyım belkide..

fiYASko

06 Temmuz 2009 Pazartesi @ Pazartesi, Temmuz 06, 2009
Gökkuşağının altında yürüyordum. Gözlerim siyah bir kuşakla bağlıydı. Kollarımı dört yana açıp savurunca çarpmıyordu rüzgara bile. Ne önümde bağladım kollarımı düğümlenmiş ipcesine, ne iki yanımda sallandırdım.. Açtım paralel, kimseler olmasa bile herkes içinde.. Ne saklambaç nede körebe.. Saklıyım belkide bilemediklerinde?

Kabuklu Fıstık (=

03 Temmuz 2009 Cuma @ Cuma, Temmuz 03, 2009

Şizofreni Zirvesi

01 Temmuz 2009 Çarşamba @ Çarşamba, Temmuz 01, 2009

Suyun üzerinde yürüyebilme kabiliyeti/mucizesine sahibim! Fakat parmakuçlarım üzerinde olmak zorundayım; köpekbalıklarına dokunmamalıyım. Bir tanesini şeffaf balonuma sakladım, patlayan yerini bantladım. 0 balon kalbim, balıksa aşktır. Patlayan yerden su veya kan değil, duygularım sızar, duygusuz kalırım. Saçlarım uzayıp suya kadar değer fakat asla diğer balık lakabını taktığım aşklara değmez, değ(e)mez! Parmakuçlarım uyuşmaya başladığında içimde fazla elektrik yüklü olduğunu hatırlarım ve su ile bağlantımı kesmezsem tüm balıklar kavrulacaktır. Canlı canlı. Vede saçlarım gökyüzüne paralel olarak dikilecektir. İşte bu sebepten uçmak isterim ben.. Kimseye iyilik meleği olmak değildir asıl niyetim. Zarar vermeyim yeter [kendime]

1 Delinin Günlüğünden..

27 Haziran 2009 Cumartesi @ Cumartesi, Haziran 27, 2009

Bir delinin günlüğünün önlü arkalı yazılmış olan sayfalarından alıntıdır.. Azıcık yırtık kenarı köşesi.. Cümleler yarım kalabilir, ne kalmıyorki?

....................
kokusunu içimde saklamak istedim hep, başaramadım ama parfüm şişesini çaldım. Böylece sadece beynimden geçtiğinde değil, yastığıma her gömülüp ağlayışımda onuda ağlatıcam; psişik güçlerimle. Bir yanıma koyulan delilik teşhisi herkesin beni hoşgörmesine sebep olurken ben, içimi delirten lanet aşkı horgörüp beşinci katın balkonundan sallandırdım aşağıya doğru. Boynuna urgan denen halatı sıkıca düğümledim. Sanırım daha aşağıya fırlatmadan ölmüştü ):

Ve kurtarmaya "o" gelmedi, kendi cenazesini uzaktan seyretti. Zaten aynayla arasındaki mesafeyi kapatmaktansa, gölgesine bakmakla yetinen bi tipti. Sayfanın ucunu yakıcam diye tüm bi defteri kül eden adam, bu sendin. Defterde adın yazılıydı, resmin çiziliydi. En yeşil kalemle.. Yandı bitti kül oldu.
Gamzelerime gömemem seni, kusura bakma! Nefesinde içine çektiğin oksijeni bile haketmezken sen.....ben sana fazlayım akıllım!